Damlara ayaz düştüğünde aşklar, Ayak tıkırtılarına kulak kesilir. Biraz ürkek, biteviye heyecanlı, Dar alanda sık nefesler, daha canlı. Sıcak günlere inat, yanık bedenler, Çarpar yürekler, kaygılı, telaşlı. Böyle yaşanır ücra yerlerde Yıkık, üstü açık, talaşlı, Tezek kokulu, tutkulu aşklar. Sen nerden bileceksin, seyrek, Her gün aynı dar sokakta, Karşılaşır, zoraki aşina yüzler. Geceden sakladığın, masum sevgide, Bir tuzak, fısıldamıştır birilerine, Kırık camlardan süzülen soğuk rüzgâr. Sen nerden bileceksin, seyrek, Karanlıkta söylenen mahrem sözler, Dolanıverir dillere pelesenk. İnkâr edemezsin, yutkunursun, Çözer serdeki yiğitliği gözler. Ele verir seni sır da ki sözler. rendat tr.netlog.com/x_ordeal |